Hindi mükemmel bir lezzettedir!

 Hindi eti, mükemmel bir dokuya sahiptir. Bu nedenle, pişirme sırasında aromaları, bünyesinde çok iyi tutar.

HİNDİNİN FAYDALARINI BİLİYOR MUSUNUZ?

Hindinin Sağlığa Faydaları
Hindi vs Tavuk

HİNDİLİ HABERLER

HİNDİ ARTIK BAŞKÖŞEDE

Hindi, varlıklı kesimin yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı haline geldi. Hindi etine bir türlü alışamayan halkımız da hindi yemeye başladı.


Bu yıl içerideki terör olayları, komşularda sürüp giden sıcak çatışmalar nedeniyle yılbaşını coşkulu karşılayamadık. Beyoğlu bile neşesizdi. Her yılbaşına doğru Beyoğlu kaldırımlarında kokina satanlar bu yıl ortalıkta yoktu.


Kokina doğada var olmayan, yapma bir bitkidir. Adını Rumca “kırmızı” demek olan “kokina”dan alır. Bir çalının yaprakları ile başka birinin küçük kırmızı meyvelerinin birbirine bağlanması yoluyla elde edilen bir yılbaşı süsüdür. Roman vatandaşlar, yapraklarla meyveleri incecik, görünmez ipliklerle birbirine bağlarlar. Bilmeyenler, onun yapma olduğunu anlamazlar bile.


Aralık ayı girdi mi, Romanlar küfelerde getirdikleri kokina demetlerini Beyoğlu’nda satmaya başlarlar.


Beyoğlu sokaklarının yılbaşı çiçeğidir kokina, çiçekçi dükkanlarından içeri girmeyi de sevmez, sokaklarda sürtüp yılbaşını müjdeler.

TALEP ARTIYOR

Beyoğlu’nun eski görkemi, eski neşesi yok. Eskiden Beyoğlu’nda dolaşanlar Türkiye’de iyiye doğru olan gidişin zevkini alırlardı. Şimdilerde geriye gidişin hüznü duyuluyor.


Ali Özdamar’ın metinlerini yazdığı, Selahattin Giz’in fotoğrafladığı “Beyoğlu 1930” isimli nefis belgeselde, kokinadan başka, İstiklal Caddesi’nin eski günleri de anlatılır: “Yıl 1927... Osmanlı’nın Grand Reu de Pera’sı, nam-ı diğer Cadde-i Kebir’i, kendini işgalcilerden kurtaran birliklere selam çakıp İstiklal Caddesi oluyor.”


“Beyoğlu 1930”dan bu yana 86 yıl geçti... Zaman çok şeyi değiştirdi. Sadece Beyoğlu değişmedi, İstanbul ve Anadolu’daki yaşam da değişti.


Yeni yılı evlerde toplanıp tombala oynayarak, fındık fıstık yiyerek, radyodan Milli Piyango çekilişini izleyerek kutlamaya başladık. Televizyon yayına başlayınca, “Yılbaşı geçesi Zeki Müren konser verecek mi, dansöz çıkacak mı?” yılbaşlarının en merak edilen konusu oldu.


Fındık fıstıklı kutlamaların yerini, fırında hindili sofralar aldı. Hindi, varlıklı kesimin yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı haline geldi. Genelde hindi etine bir türlü alışamayan halkımız, yılbaşında hindi yemeye başladı.


Şimdilerde yılbaşı yaklaşırken hindiye talep artıyor. Aylık olarak kesilen hindi sayısı 400 bin dolayında. Aralık ayında 650-700 bin oluyor.


Yılbaşı öncesi aylık talep ikiye katlanıyor. İşte o kadar. 75 milyonluk nüfusta 22 milyona yakın hanede, aralık ayı boyunca ve yılbaşı yemeğinde sofraya konulan hindi sayısı 700 bini geçmiyor.


Dana etinin 100 gramında 18 gram protein varken, hindi etinin 100 gramında 25 gram protein bulunur. Dana etinde yağ oranı yüzde 16 iken, hindide yüzde 2 oranındadır. Kolesterol, 100 gram dana etinde 92 miligram iken, koyun etinde 110, hindide 55 miligramdır.

HİNDİ ETİ UCUZ

Hindinin but eti ile dana eti aynı lezzette. ABD ve AB ülkelerinde kişi başı yıllık tüketim 8 kilo iken bizde yıllık kişi başı tüketim yarım kilonun biraz üzerinde. Hindi eti ucuz. Temizlenmiş hindi etinin kilosu marketlerde 15-16 liraya satılıyor. 5 kiloluk bütün hindi 80 lira.

Türkiye’de eskiden beri köylerde hindi üretilir. Ama ilk entegre hindi tesisini Bolu’da, 1995 yılında, ziraat mühendisi Şerafettin Erbayram kurdu. Sadece hindi eti üreten diğer büyük bir entegre tesis Alp Hindi. Daha sonra, beyaz ve kırmızı et üretimine ek olarak entegre tesislerde hindi üreten iki büyük kuruluş var. Bunlar Banvit ve Pınar.

Sayın okuyucularıma neşeli bir yılbaşı gecesi ve yeni yılda sağlık ve iyilikler dilerim.

Milliyet / Ali Rıza Kardüz / 31.12.2016
http:
//www.milliyet.com.tr/hindi-artik-baskosede/ali-riza-karduz/cumartesi/yazardetay/31.12.2016/2370635/default.htm
 

HİNDİ ETİ VE YARARLARI

Sevgili okurlarım bu hafta sevgili Uzm. Dyt. Melike Mut Ergen sizlere Hindi etinin yararlarını anlattı. iyi okurlar, sağlıklı haftalar diliyorum sevgi ile kalın.

Hindi eti sadece yeni yılda değil tüm yıl boyunca tüketilebilen bir yiyecektir. Hindi eti, besin değerinin yüksek olması, yağ ve kolesterol içeriğinin düşük olması, çeşitli ürünlerle işlenebilmesi ve lezzeti ile dünyada birçok kişi tarafından tercih edilen bir kanatlı etidir.

Kırmızı et ve tavuğa göre daha yüksek protein içerir ve yağ oranı da daha düşüktür. Bu sebeple, hayvansal yağları azaltmayı öneren sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır.

Hindide çok az yağ vardır. 30 gramında (derisiz etinde) sadece 1 gram yağ bulunur, ama bu yağın da çoğu çoklu doymamış yağdır. 150 gramlık porsiyonunda sadece 220 kalori bulunur, ancak günlük tavsiye edilen folik asit ihtiyacının neredeyse yüzde 50’sini karşılar. Kısmen iyi derecede B1, B6 ve çinko ve potasyum kaynağıdır.
*Et ya da diğer kümes hayvanları yerine hindi eti yemek, kan kolesterolünü normal seviyelerde tutabilir.

*Folik asit, doğum defektlerine (sakatlıklarına), çeşitli kanser türlerine ve kalp hastalığına karşı korur.

*B1 vitamini, karbonhidrat metabolizmasına yardımcı olur, sinir fonksiyonları ve büyüme için gereklidir.

*Özellikle B grubu vitaminlerden olan niasin (B3) kalp damar hastalıklarının tedavisinde son derece önemlidir. B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir.
Amerika’da yapılan araştırmalar sonucu niasin’in kolesterolü düşürmede ilaçlar kadar önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Günlük 2 -3 gram niasin alınmasının kötü kolesterolü yüzde 20 – 30 düşürdüğü, iyi kolesterol oranını ise yüzde 20 – 35 artırdığı sonucuna varılmıştır.


*POTASYUM, NORMAL KALP FONKSİYONLARI VE KAN BASINCI İÇİN GEREKLİDİR.

*Çinko, iyileşmeye yardımcıdır ve özellikle erkeklerde iyi bir üreme sağlığı için gereklidir.

*Tryptophan” maddesini içerir ve “tryptophan” mutluluk hormonu olan “Serotonin”e dönüşür. Bu yüzden hindi, mutluluk veren besinler arasında önemli bir yerdedir.

Sonuç olarak…

Düşük yağ oranıyla, kalbin dostudur…

Zengin vitamin içeriğiyle besleyicidir…

Hindi etinde bolca bulunan B vitaminlerinin birçok yararı söz konusudur.

Örneğin; karbonhidratları enerjiye çeviren B3 vitamini (Niasin), özellikle sinir sistemi işlevleri ve sindirim iç in son derece faydalıdır. 100 gram çiğ hindi etinde 7,9 mg B3 vitamini (niasin) bulunur. Bu kadınlar için günlük önerilen miktarın %80’ine erkeklerde %60’ına karşılık gelir.

Hindi Eti aynı zamanda, B12 vitamini açısından da zengindir. B12 vitamini alyuvar yapımındaki faydasıyla kansızlığın önlenmesi ve hücre gelişimi için gereklidir. Sadece bir porsiyon hindi eti bile erkek ve kadınların günlük B12 vitamini gereksinimini tam olarak karşılar.

Mineral deposu...

Hindi etinde bulunan başlıca minerallerden çinko; bağışıklık sistemi, yaraların iyileşmesi, vücudun yağ, protein ve karbonhidratları sindirmesi için son derece önemli bir mineraldir. Yüz gram hindi etinde 1,7 gr çinko bulunur. Bu kadınlar için günlük önerilen miktarın %24’üne erkekler için önerilenin %18’ine karşılık gelir.

HİNDİ ETİ AYNI ZAMANDA FOSFOR, POTASYUM, MAGNEZYUM VE HİNDİNİN SİYAH ETİNDE ÖNEMLİ MİKTARDA DEMİR BULUNUR.

Hindide bulunan az miktardaki selenyum, insan sağlığı için çok önemli bir koruyucu mineraldir.

Tiroit hormon metabolizmasında, antioksidan savunma sisteminde ve bağışıklık işlevlerinde rol oynar.

Hindinin etinde bulunan selenyum vücudun gereksinimini sağlayacak özelliktedir.
Protein kaynağı…

Hindi proteinden açısından son derece zengindir.

Bütün temel aminoasitleri içerdiğinden vücut gereksinimlerini en iyi biçimde sağlar.
100 gram hindi etinde bulunan protein, kadınlar için önerilen günlük miktarın %51’ini ve erkekler için önerilenin %42’sini karşılar.

Çiftlik Dergisi / 21.04.2016 / Uzm. Dyt. Melike Mut Ergen / Röportaj: Sibel Çağatay / Güzellik Uzmanı

http://www.ciftlikdergisi.com.tr/hindi-eti-ve-yararlari.html


Kalite Belgelerimiz